Uncategorized

Yabancı Dil Öğrenmeye Nereden Başlamalıyım?

Günümüz dünyasında, ticari, sosyal, psikolojik ve eğitim odaklı yaklaşımlar ile bir inisiyatif olmaktan çıkıp bir ihtiyaç ve öncelik halini alan yabancı dil öğrenmefaaliyeti pek çok kişiyi ilgilendiren bir etkinlik olarak kabul görmektedir. İş hayatında, sosyal hayatta ya da yalnızca kişisel olarak bir ilerleme sağlamak, dünyayı farklı kelimelerle keşfetmek ve daha fazla insanla iletişim kurmak için yeni diller öğrenme ihtiyacı geçmişe oranla günümüzde daha yoğun bir şekilde hissedilmektedir.

İkinci bir dil bilme oranı yüksek olan ülkemizde, ilk ve orta öğretimde başlayan yabancı dil eğitimiyle kişiler her zaman istedikleri seviyeye taşıyamasa da, onlara yabancı dil öğrenme güvenini vermektedir. Bununla beraber ülkemiz, İngilizce Yeterlilik Endeksi analizi sonuçlarına göre son on yılda önemli bir gelişme göstererek, İngilizce öğrenme konusunda gelişme gösteren ülkeler listesinin ilk sıralarına taşınmıştır. Bu gelişme, okullarda İngilizce eğitiminin geçmiş yıllara nazaran kaliteli hale gelmesinin dışında, dil öğretim kaynakların zenginleşmesi, dil öğretim yöntemleriyle ilgili gelişmelerin takip edilebilir oluşu ve başka dil ve kültürleri paylaşan insanlara ulaşımın kolay hale gelmesiyle ilgilidir. Teknolojinin bize sunduğu tüm bu fırsatları kullanmak ise kişilerin kendi çaba, amaç ve istekleriyle mümkün olabilmektedir.

Yabancı dil öğrenmek, kişisel özveri ve çaba gerektiren bununla beraber kişilerin anlam dünyasını genişleten bir eylem olarak karşımıza çıkmaktadır. İletişimin taşıyıcısı olan dil, ait olduğu insanlar ve kültürlerle ilgili öylesine ilginç bilgiler taşımaktadır ki yabancı bir dil öğrenmek, yeni bir kapıyı açmak, yeni yaşamlar tecrübe etmek anlamına gelmektedir. Düşünce sistemine birçok yeni girdi sağlayan bu eylem, kendi içinde dil öğrenenlere büyük heyecanlar sunmaktadır ve kişisel tatmin noktasında çok güçlü bir uyarıcıdır.

Son dönemde yabancı dil öğretimiyle ilgili yapılan birçok çalışmada, ikinci dil öğrenmek ana dil öğrenimine benzetilmektedir.Konuşma evresine yeni geçmiş bir çocuğu düşündüğünüzde, öğrendiği yeni bir kelimenin onu nasıl heyecanlandırdığını hatırlayabilirsiniz. O, yeni bir kelime öğrenmiş ve bu yeni kelime ona yeni bir oyun alanı, yeni bir dünya ve yeni bir iletişim ağı sunmuştur. Hangi yaşta olursanız olun, daha önce bilmediğiniz, başka bir dile ait bir kelime öğrenmek sizde o küçük çocuğun heyecanını yaratır.

Böylesine heyecanlar yaşatan ve insanın düşünce sisteminde, sosyal, kişisel ve iş hayatında bu denli önemli olan yabancı dili öğrenmeye ilişkin faaliyetlere nasıl başlanacağı önemli bir noktadır. Kişiler, yabancı dil öğrenmeye karar verdikten sonra, bu işe nasıl başlayacakları konusunda sıklıkla tereddütte düşerler. Oysa ki öğrenmenin başarılı bir şekilde gerçekleşebilmesi için bir plan dahilinde, amaçlı olarak yapılması gerekir.

Bu yazıda sizeyabancı dil öğrenme sürecine nereden başlayacağınız ve bu süreci nasıl idare edeceğinize dair fikirler verilecektir. İşte yabancı dil öğrenmeye nereden başlayacağınıza dair başlıca öneriler:

Yabancı Dil Öğrenme Motivasyonunuzu Belirleyin

Yabancı dil öğrenmeye karar verdiniz. Bunun birçok sebebi olabilir. Fakat sizi yabancı bir dil öğrenmeye yönlendiren asıl sebep ya da sebepler nelerdir?

Herhangi bir işe başlarken, o işe neden başladığınızı bilmek sizin motivasyonunuzu oluşturur. Amaçsız bir adım atmak, işi sürdürmenize engel olacağı gibi işi bitirmeye olan inancınızı da zedeleyebilir. Bu sebepledir ki, yabancı dil öğrenmek gibi çaba gerektiren bir eyleme başlamadan hemen önce bu sürece neden başladığınızı, bu işi neden yapmak istediğinizi bilmek ve bu süreçte de belirlediğiniz bu “nedenden” güç almak önemlidir.

Motivasyon her alanda olduğu gibi, yabancı dil öğrenme sürecinde de kişileri belirledikleri hedeflere ulaşmak için harekete geçiren ve kişilerin hedeflerine karşı duydukları istediği diri tutan bir kavramdır. Yabancı dil öğretimiyle ilgili çalışmaların birçoğu ikinci dil öğreniminde motivasyonun başarıyı etkileyen anahtar kavramlardan bir tanesi olduğuna dikkat çekmektedir. Öyle ki motivasyon, yabancı dili öğrenme sürecini başlatan ve sürecin devam etmesini sağlayan gizli bir güç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yabancı dil öğreniminin özveri ve sonsuz istek gerektiren bir süreç olduğu düşünüldüğünde, dil öğrenim motivasyonunu belirlemek oldukça önemlidir. Bunun için kendinize, “Neden yabancı bir dil öğrenmek istiyorum?” sorusunu yönlendirmeniz gerekir. “Yeni insanlarla tanışmak ve yenidünyalar tanımak istiyorum” , “Eğitim alanında daha başarılı olmak istiyorum” ya da “İş hayatımda daha görünür bir hale gelmek istiyorum” cevaplarını verebilirsiniz. Cevabın ne olduğundan çok, bu cevabı yabancı dil öğrenim sürecinde aklınızdan çıkarmamanız önemlidir.

Motivasyonunuzu belirlerken kendinize sınırlar koymaktan kaçının. Geçmişte başarısız denemeleriniz ya da kötü tecrübeleriniz olabilir. Geçmişe dönük her türlü olumsuzluğu unutun ve zihninizi yeni bir dil öğrenmek için şartlayın. Bu aşamada, kaç yaşında olduğunuzun ya da öğrenmek istediğiniz dilin zorluk derecesinin ne olduğunun bir önemi yok. Yalnızca ruhsal olarak kendinizi yeniliklere açın ve çaba gösterme konusunda istekli olun.

Dil öğrenim sürecinde karşılaştığınız birtakım zorluklar karşısında motivasyonunuzun ne olduğunu kendinize hatırlatmak, bu zorlukları kolayca aşabilmeniz ve devam edebilmeniz konusunda size yardım edecektir. Bu noktada motivasyonunuzun ne olduğunu bir kağıda yazarak bu kağıdı her daim görebileceğiniz bir yerde bulundurmak sizi öğrenme ve öğrenmeye devam etme konuda harekete geçirebilir. Aynı şekilde, gerek öğrenmeye başlarken gerekse öğrenim sırasındaki tecrübelerinizi yazmayı ve sürecinizi kendi kelimeleriniz yardımıyla izlemeyi de düşünebilirsiniz.

Motivasyonuzu beslemek adına, yabancı dil öğrenme istediğinizi tutarlı kılmak için öğrenmek istediğiniz dilin konuşulduğu ülkelerle ilgili bilgiler toplamaktan, insanların yaşam tarzlarıyla ilgili içeriklere göz atmaktan da geri kalmayın. Kültür, dilin taşıyıcısı konumundadır ve kültürel faaliyetlere tanık olmak neden bu dili öğrenmek istediğiniz konusunda sizi tekrar tekrar uyarabilir. Bu noktada teknolojiden yararlanın ve görsellerin sizi farklı ülkelerde hissettirmesine izin verin.

Kendinizi motive etmeniz dışında, size duygusal açıdan destek olabilecek kişilerle yabancı dil öğrenme planını paylaşmanız ve konuyla ilgili gelişimize yardımcı olacak olumlu eleştirileri değerlendirmeniz desizi öğrenmepsikolojisine hazır hale getirecek başka bir yoldur.

Seviyenizi Ölçün

Yabancı dil öğrenmemotivasyonunuzun ne olduğunu belirledikten ve çalışmalarınıza başladıktan hemen sonra, öğrenmek istediğiniz dildeki yetkinliğinizin ne durumda olduğunu ölçmeniz oldukça önemlidir.

Eğer bir dili öğrenmeye sıfırdan başlıyorsanız bu basamağı atlayabilirsiniz. Fakat yabancı dil öğrenmeye başlayıp çeşitli sebeplerden dolayı yarım bıraktığınız ya da kendinizi bu dilde istediğiniz gibi ifade edemediğinizi düşündüğünüz için dil öğrenimine yeni bir başlangıç yapıyorsanız, bu aşama sizin için etkili ipuçları verecektir.

Yabancı dil seviyenizi bilmek, amaçlı olarak öğrenmenize katkı sağlayacağı gibi bu öğrenme serüveninde nasıl bir yol izleyeceğiniz konusunda da size yardımcı olacaktır. Aynı şekilde, yabancı dil seviyeniz aslında neye ihtiyacınız olduğuna dair önemli bilgiler vermektedir. Bu bilgileri dil öğrenme sürecinize dahil ederek zamandan ve iş yükünden tasarruf edebilirsiniz. Bunun için, internet yoluyla ulaşabileceğiniz çeşitli yabancı dil ölçme araçlarıyla seviyenizi belirleyebilir ve öncüllerinizi listeleyebilirsiniz. Bunu yaparken yabancı dil öğrenme amacınızı tekrar hatırlayın ve bu süreçte sizi planlı tutacak bir liste hazırladığınıza da emin olun.

Yabancı Dili Nasıl Öğreneceğinize Karar Verin

Neden bir yabancı dil öğrenmek istediğinizi keşfettikten ve seviyenizle ilgili bilgi sahibi olduktan sonra yabancı dili nasıl öğreneceğinizi planlamanız önemlidir. Gelişen eğitim teknolojileri ve küreselleşen sosyal dünya bu konuda kişilere uçsuz bucaksız imkanlar sunmaktadır. Bu imkanlardaki artış her ne kadar olumlu olarak değerlendirilebilse de imkanların fazla oluşu seçim yapma zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır.

Özel bir öğretmen ile çalışmak, bir yabancı dil kursuna ya da okuluna kayıt olmak, bireysel öğrenme araçlarını tercih etmek ya da çevrimiçi yabancı dil kurslarından yararlanmak yabancı dil öğrenim yöntem ve imkanlarından bazılarıdır. Bu yöntemlerden hangisini tercih edeceğinizi planlarken kendinizi ne kadar tanıdığınız, seviyenizin ne olduğu ve aslında yabancı bir dil öğrenmekle neyi hedeflendiğiniz tekrar önem kazanmaktadır.

Örneğin yurtdışına yapacağınız bir seyahati planlıyorsunuz fakat seyahatle ilgili tek sorun gideceğiniz ülkenin dilini bilmemeniz. Bu durumda,konuşma, dinleme, okuma ve yazma olmak üzere dört ana grubu ayrılan dil becerilerinden hangisine ağırlık vererek çalışmak istediğinizi bilmeniz gerekir. Yabancı dil öğretimi ile ilgili son dönemdeki çalışmalar bu dört dil becerisinin aynı anda geliştirilmesini önermekle beraber, amaçlı bir öğrenme için hangi becerinin daha çok kullanılması hedefleniyorsa o beceriye yönelik çalışmaların yapılmasını önermektedir. Böyle bir seyahat planında, ilk göze çarpan beceriler konuşma ve dinleme becerileridir. Öğrenmenin anlamlı ve işlevsel olabilmesi için bu iki beceriyi hedefte tutan çalışmalar yapmak, iletişim yetisini geliştirmeye çalışmak mantıklı bir adım olacaktır. Benzer şekilde akademik kariyeriniz için yabancı dil sınavıbaşarınızı yüksek tutmak istiyor olabilirsiniz. Bu durumda bu sınava yönelik çalışmalar geliştirmeye çalışmanız ve bu sınavları inceleyerek eksiklerinizi belirlemeniz iyi bir fikirdir.

Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi yabancı dil öğrenme hedefinize uygun olan yöntem ve yöntemleri seçmek yabancı dili nasıl öğreneceğiniz söz konusu olduğunda anahtar rol oynamaktadır. Bu yöntemleri seçerken kendinizi tanımanız ve öğrenim tercihlerinizi açıkça belirleyebilmeniz de önemlidir. Birçok zeka türünden hangisine yatkın olduğunuz, ne tür öğrenmelerden zevk aldığınız, yeni bir şeyi öğrenirken hangi davranışlarda bulunduğunuz gibi ayrıntılar daha önceki öğrenim tecrübeleriniz ile, dolayısıylakendinizle ilgili size değerli bilgiler vermektedir. Görsel zekaya sahip bir birey olduğunuzu varsayalım, yabancı dil öğrenmek istediğinizde bunu yalnızca yazılı kaynaklarla desteklemek doğru olmayacak, görsel kaynakları da yabancı dil öğretim sürecine dahil etmeniz gerekecektir.Bir başka örnekle, işitsel zekaya sahip bir birey olduğunuzu düşünelim, bu durumda da öğrenmeyi hedeflediğiniz dilin işitsel verilerinden yararlanmanızyabancı dil öğrenme sürecinde doğru ve etkili bir adım olacaktır.

Öğrenim tercihlerinizin ne olduğunu belirlerken geçmiş okul deneyimlerinizden yararlanabilir ve nasıl bir öğrenci olduğunuzu düşünebilirsiniz. “Okudukça mı yoksa yazdıkça mı yeni girdileri kaliteli bilgilere çevirebilirdiniz?”, “Bilgilerin görsel sunumu okul derslerinizde ne sizin için ne kadar önemliydi?”, “Güçlü bir hafızaya mı sahipsiniz yoksa yeni öğrendiğiniz şeyleri unutma eğilimi mi gösterirsiniz?” gibi, sizin tarafınızdan da çoğaltılabilecek sorulara vereceğiniz cevaplarla nasıl bir “öğrenci” olduğunuzu belirleyebilirsiniz.

Öğrenim tercihlerinizle ilgili sonuçlara ulaştıktan sonra, bu sonuçların hangi öğrenim yöntemini işaret ettiğini bulmanız gerekir. Sınıf içi öğrenmelere ve grup çalışmalarına açıksanız bir yabancı dil kursu ya da okulu sizin için uygun olabilir. Bunun yanı sıra özel bir öğretmen rehberliğinde bireysel çalışmalarla yabancı dil konusunda daha iyi bir ilerleme kaydedeceğinizi düşünüyorsanız, özel derslere başlayabilirsiniz. Bireysel olarak öğrenmenin mümkün olduğunu düşündüğünüz durumda da dil öğretim set ve kaynaklarından yararlanabilirsiniz. Tüm bunlar ile birlikte zamandan ve mekandan tasarruf etmek istediğiniz noktada çevrimiçi yabancı dil kurslarından faydalanabilirsiniz. Bu tercihler, yabancı dil öğrenme sürecine ayırabildiğiniz maddi ve manevi kaynaklarla da doğrudan ilgidir. Bu sebeple sizi en iyi yansıtan yabancı dil öğrenim planı yapmayı çalışın.

Bireysel Öğrenmelerinizi Geliştirin

Yukarıda bahsettiğimiz yabancı dil öğretim yöntemlerinden birini yolunuz olarak belirlediniz; bu durumda hangi yöntemi seçmiş olursanız olun yabancı dil öğretiminde bireysel öğrenmenin önemini unutmayın. Yaşamdaki her öğrenme için belli bir çaba gerektiğini hatırlayın ve yabancı dil öğrenmek gibi hayatınızda büyük gelişmeler sağlayacak bir faaliyet için de çaba göstermekten kaçınmayın.

Gelişen bilgisayar teknolojileri her türlü bilgiye olduğu gibi yabancı dil öğretimi ile ilgili bilgilere de ulaşmamızı kolaylaştırmaktadır. Bu teknolojileri kullanarak yabancı dil öğrenme sürecinizi destekleyebilir veya tamamen bu teknoloji üzerinden sürecinizi yönetebilirsiniz. Çeşitli uygulamalar ve internet siteleri ile yabancı diller ile ilgili milyarlarca içeriğe zamandan ve mekandan tasarruf ederek zahmetsizce ulaşabilirsiniz. Yabancı dil öğretim materyallerinden, kişisel tecrübelere, deneme ve yanılma yöntemlerinden kendi yabancı dil öğretim materyallerini hazırlamaya kadar sınırsız kaynak barındıran internet ortamı yabancı dil öğrenme sürecinizde işinizi kolaylaştırarak ve size sınırsız girdi sunarak yardımcı olur. Bu kaynakların hepsine bir anda ulaşmak mümkün olmadığından, bu kaynaklardan hangisine ihtiyaç duyduğunuzu belirlemeniz bu aşamada önemlidir. Yabancı dil öğrenirken, öğrenme amaç ve motivasyonunuzu her zaman cebinizde taşımalısınız. Bu kaynakların hangisine ihtiyaç duyduğunuzu yine dil öğrenme amaç ve istediğiniz belirleyecektir.

Kendi Yöntemlerinizi Keşfedin

Yabancı dil öğrenmek söz konusu olduğunda kendinizi tanımak size,bu öğrenim sırasında hangi yöntemleri kullanacağınız noktasında yardımcı olur. Yabancı dil öğrenme yönteminiz konusunda karar kıldıktan ve harekete geçtikten hemen sonra, planladıklarınızın uygulamada nasıl işlediğini görebilirsiniz. Bu veri size, kullanmakta olduğunuz yöntemin ne denli başarılı olduğuna dair bilgi verirken, bu yönteme ek olarak kendi yöntemlerinizi de keşfetmenizi de sağlar.

Sizi sizden başka kimsenin daha iyi tanıyamayacağını aklınıza getirin. Eğitim ve öğretim tarihi yabancı dil öğretim yöntemleriyle ilgili size birçok şey söyledi, şimdi sıra sizde. Siz de bu yöntemlerin yabancı dil öğrenim sürecinizde daha uygulanabilir olmasını sağlamak için kendi yöntemlerinizi keşfedin.

Yabancı dil öğrenme, temelinde oldukça eğlenceli bir faaliyettir. Bu faaliyeti kendi yöntem ve uygulamalarınızla, kendinize özgü biçimde daha eğlenceli kılabilirsiniz. Müzik dinlemek ve karaoke yapmak, yazı çalışmalarında renkli kağıt ve kalemler kullanmak, kelime defteri tutmak, kelime kavanozu oluşturmak, kelimeleri görsellerle ifade etmek, yasak kelime oyunları oynamak gibi hayal gücünüzle sınırlanabilecek ve zevk algınıza göre değişebilecek eğlenceli aktiviteler yabancı dil öğrenme şevkinizi her daim dinç tutabilir. Bu aktivitelere çevrenizdeki kişileri dahil etmek de iletişim kurma açısından iyi bir fikirdir. Aynı şekilde, tasarladığınız aktiviteleri çevrimiçi olarak paylaşabilir ve başka internet kullanıcıları tarafından paylaşılmış içeriklerden de fikir alabilirsiniz.

Yabancı Dil Bilen Kişilerle Tecrübelerinizi Paylaşın

Yabancı dil öğrenme motivasyonunuzu keşfettiniz ve bu motivasyon çevresinde yabancı dil öğrenme yönteminizi de buldunuz. Hangi yöntemi seçmiş olursanız olun, çevrenizde bu süreçten geçmiş ya da geçiyor olan kişilerin olması size bu süreçteki tecrübelerinizi paylaşmak için imkanlar verecektir.

Özellikle konu yeni bir dil öğrenme olduğuna her bireyin öğrenme şekil ve kapasitesi farklılık göstermektedir. Dolayısıyla kişilerin öğrenimtecrübeleri de birbirinden ayrılmaktadır.Bu farklı tecrübeleri paylaşmak yabancı dil öğrenme sürecinizde, öğrendiğiniz dile karşı önyargı oluşturmanızı ve kaygı duymanızı engelleyebilir. Özellikle aynı anda aynı aşamadan geçmekte olduğunuz kişilerle görüşmek süreç içinde yaşadığınız olumsuzlukları üzerinizden atmaya yardımcı olurken, paylaştığınız olumlu tecrübeler yabancı dil öğrenim sürecinize daha istekli bir şekilde tutunmanızı sağlayabilir.

Yalnızca yabancı dil öğrenmekte olan ya da öğrenmiş kişiler ile değil; öğrenmekte olduğunuz dilin doğal konuşucularıyla iletişim halinde olmak çok önemlidir.

Yabancı Dil Konuşucuları İle İletişimde Olun

Dilbilim çalışmalarında “immersion” metodu olarak adlandırılan ve Türkçeye “daldırma” şeklinde geçen yabancı dil öğretim yöntemine göre, bir dili öğrenmek için bu dilin konuşulduğu yerde bulunmalı ya da o dilin doğal konuşucusu ile iletişimde bulunmalısınız. Bunu yaparken ana dili kullanmamak ve yalnızca hedef dilde konuşmak da ön koşuldur. Bu yöntem, günümüz dil öğretim planları içinde sonuca en hızlı şekilde ulaşmayı sağlayan başarılı bir metot olarak dikkat çekmektedir. Bu yöntemi, öğrenmek istediğiniz dili ana dili olarak konuşan kişilerle iletişime geçerek hayatınıza uygulayabilirsiniz.

Dilin insanlar arası iletişimin en önemli unsuru olduğu düşünüldüğünde, yabancı dil öğrenmenin de iletişim için başka bir kapı açmak demek olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapıyı açmak yalnızca yazma ve okuma becerisini geliştirerek mümkün değildir. Bu sebeple, yabancı dil öğrenme sürecinin başından itibaren kişiler ile hedef dil yoluyla iletişime geçmeye çalışmak önemlidir. Özellikle öğrenmekte olduğunuz dilin ana dil konuşucuları ile konuşma fırsatı yakalamak, dili mutfağında öğrenmek anlamına gelmektedir. Kendi dil ve kültürleri ile ilgili sınırsız bilgiye sahip olan ana dil konuşucuları, size öğrenmekte olduğunuz dilin pratikleri hakkında bilgi verirken, kültürel yaşantıları ile ilgili yaptıkları yorumlar ile dünya bilginizi de geliştirebilirler. Telaffuz, konuşma hızı ve bağlamlara uygun şekilde kullanılan deyim ve ifadeler hakkında ana dil konuşucularından çok şey öğrenebilirsiniz. Bu yolla, doğal bir konuşma ortamı oluşturabilir ve yabancı dil öğrenim sürecinizi teorik bilgiyle beraber pratik bilgilerle doldurabilirsiniz.

Ana dil konuşucuları ile iletişim halinde olmak, iletişim sırasında konuşma kaygısından uzaklaşmanızı da sağlamaktadır. Konuşma kaygısı, bugün yabancı dil öğretiminin başarısızlığa uğramasının en önemli sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumu baştan bertaraf etmek için, iletişim halinde kalmak ve hata yapmaktan korkmamak önemlidir.

Bu iletişimi sağlamak için, yurtdışı gezileri düzenlemek çok etkili bir yoldur. Fakat bunun için imkânlarınız uygun değilse, yukarıda bahsettiğimiz gibi internetin olanaklarını kullanabilir ve ana dili konuşucularına ulaşmayı deneyebilirsiniz. Bu yolla öğrendiklerinizi uygulama şansı bulursunuz.

Unutmayın dil, konuşularak öğrenilir.

Görsel ve İşitsel Araçlardan Yararlanın

Yabancı dil öğrenim sürecinde öğrenilen bilgilerin gerçek hayatta nasıl kullanıldığına dair ipuçları yakalamak önemlidir. Bilginin teoride kalması, dil öğrenme amacına ve doğasına uygun düşmemektedir. Bu sebeple gerçek hayatta dilin doğal konuşucuları tarafından paylaşılan görsel ve işitsel araçlar dilin kurallarını ve kültürünü öğrenmeyi kolaylaştırmaktadır.

-Öğretimi ilgi çekici ve sürükleyici yapar.

·Öğretimi zenginleştirir ve zaman kazandırır.

·Öğretimi ekonomik ve verimli bir duruma getirir.

·Öğretimi destekler ve öğrenciyi etkin kılar.

·Yaparak ve yaşayarak öğrenme olanağı sunar böylece öğrenme somut ve kalıcı olur.

·Öğrencilerin zengin ve anlamlı yaşantılar kazanmalarına yardım eder.

·Öğrencilerin hem bireysel hem de grupla çalışmalarına yardımcı olur.

·Öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirir

ğretimi ilgi çekici ve sürükleyici yapar.

·Öğretimi zenginleştirir ve zaman kazandırır.

·Öğretimi ekonomik ve verimli bir duruma getirir.

·Öğretimi destekler ve öğrenciyi etkin kılar.

·Yaparak ve yaşayarak öğrenme olanağı sunar böylece öğrenme somut ve kalıcı olur.

·Öğrencilerin zengin ve anlamlı yaşantılar kazanmalarına yardım eder.

·Öğrencilerin hem bireysel hem de grupla çalışmalarına yardımcı olur.

·Öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirir

ğretimi ilgi çekici ve sürükleyici yapar.

·Öğretimi zenginleştirir ve zaman kazandırır.

·Öğretimi ekonomik ve verimli bir duruma getirir.

·Öğretimi destekler ve öğrenciyi etkin kılar.

·Yaparak ve yaşayarak öğrenme olanağı sunar böylece öğrenme somut ve kalıcı olur.

·Öğrencilerin zengin ve anlamlı yaşantılar kazanmalarına yardım eder.

·Öğrencilerin hem bireysel hem de grupla çalışmalarına yardımcı olur.

·Öğrencilerin problem çözme becerilerini geliştirir

Görsel ve işitsel araçlar öğretimi ilgi çekici kılar, öğrenmeyi somut ve akılda kalıcı yapar. Aynı şekilde bu araçlar hedef dildeki karmaşık ve öğrenilmesi zor yapıları basit ve anlaşılır duruma getirir. Günümüzdeki teknolojik imkanlardüşünüldüğünde ulaşılması kolay ve çoğu zaman ücretsiz olan bu işitsel ve görsel araçlar yabancı dil öğrenirken yararlanmanız gereken değerli kaynaklardır. Hem görsel hem de işitsel araçları aynı anda barından kaynaklar ise bu süreçte en büyük yardımcılarınızdandır. Öğrenmek istediğiniz dilde yapılan televizyon yayınını, bir filmi, bir diziyi ya da özel olarak hazırlanmış bir videoyu izlemek başta kelime bilginizi gelişmek olmak üzere birçok açıdan dil ile ilgili yeni bilgiler edinmenizi sağlar. Bu yayınlar kişilerin belli durumlarda hangi ifadeleri kullandıklarını, hangi tepkileri verdiklerini ve hangi cümle kalıplarını tercih ettiklerini gözler önüne serer. Bununla beraber, yabancı dil öğretimine yardımcı olması için hazırlanan pek çok nitelikli görsel ve işitsel yayın da kişilerin hizmetine sunulmuş durumdadır.

Yabancı dil öğrenmek edinilen bilginin tekrarını zorunlu kılmaktadır. Yeni bilgiler edindirmenin yanı sıra görsel ve işitsel araçlar daha önceki bilgilerinizi hatırlamanızı da sağlar. Bu araçlar teoriye dayalı bilgilerinizi heyecan verici, akılda kalıcı ve eğlenceli bağlamlarda size sunabilir.

Aynı şekilde yabancı dil kitaplarını da listenize eklemeyi unutmamalısınız. Özellikle yabancı dil öğreniminin ilk aşamasında çocuklara yönelik hazırlanan kaynaklardan yararlanmak iyi bir başlangıçtır. Çocuklara yönelik yayınlar,hikâyeler barındırması sebebiyle okuyucu eğlendirirken, bu yayınlarda kullanılan ifadeler yabancı dil öğrenmeye çalışan kişilere uygun olacak şekilde basit ve anlaşılırdır. Yalnızca çocuklara yönelik yayınlar değil, yabancı dil öğrenen kişiler için özel olarak hazırlanmış birçok kaynak da bulunmaktadır. Buna benzer şekilde karikatür kitapları ve çizgi romanlar da yabancı dil öğrenme sürecinedahil edilmesi önerilen görsel kaynaklardır. Karikatür ve çizgi romanlar, onlarca yıldır yabancı dil öğretiminde sıklıkla kullanılan ve her yaş grubuna hitap eden etkili görsel araçlardır. Çok sayıdaki bilimsel araştırma bu tür görsel araçların sayesinde anlatılması zor dilsel öğe ve yapıların kolayca öğrenildiğini vurgulamaktadır. 

Öğrendiklerinizi Uygulama Konusunda Hevesli Olun

Yabancı dil öğrenirken, pek çok beceriyi kazanmak için yaptığınız gibi öğrenmelerinizin alışkanlık haline gelmesini sağlayın. Her gün, ne kadar zaman ayırdığınız ve ne kadar bilgi edindiğiniz fark etmeksizin öğrendiklerinizin alıştırmasını yapmaktan, uygulamaya geçmekten çekinmeyin. Bu konuda istekli olmak, öğrenmeye çalıştığınız yabancı dili hayatınızın bir parçası haline getirecektir. Örneğin her gün 10 dakika, öğrenmekte olduğunuz dil yoluyla insanlarla iletişime geçmeye çalışmak harika bir fikirdir. Bu yol ile yabancı dile ait soyut bilgileriniz gerçek hayatınızda kendini gösteren somut alışkanlıklarınızdan biri olarak karşınıza çıkacaktır.

Gün içinde yabancı dil uygulama sürenizi arttırabilir ve günün bölümlerine ayırabilirsiniz. Bu aşamada, harcadığınız sürenin ne kadar uzun olduğundan çok bu faaliyeti süreklilik haline getirmeniz ve hayatınızın bir parçası yapmanız önemlidir. En basit bilgiden en karmaşık bilgiye kadar neyi öğreniyor olursanız olun unutmayın ki sizi başarıya götürecek olan şey sizin azminiz ve kararlılığınız olacaktır.

Son olarak, yabancı dil öğrenmek için çaba göstermekten, şevkinizi her zaman canlı tutmaktan, ulaşabildiğiniz tüm imkanlardan yararlanmaktan ve iletişimde kalıp konuşmaktan vazgeçmeyin.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı